Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete Bozukluğu
Paylaş
 
loading...

Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Anksiyete bozukluğu kaygı ve insanın hayattan bunalması olarak da bilinir. Anksiyete bozukluğu olan birey sıkıntı yaşar ve heyecanlıdır.Her an kötü bir şey olacakmış gibi hisseder ve bu şekilde yaşar. Bu korkudan doğan sonuçlar yanında ise terleme, nefes darlığı, çarpıntı da bulunabilir.Anksiyeteli kişi nedeni olmadan korku duyar.Duygusal yönde anksiyete bozukluğu korku ve panik hissedilmesine sebep olur. Bu durumdaki insanın moral seviyesi yüksek değildir. Anksiyete sadece pataloji bir durum değildir. Anksiyete insanın hayatta kalma korkusundan doğar.

Anksiyete Bozukluğu Belirtileri

Anksiyete belirtileri 3 şekilde kendisini göstermektedir.

* Psişik Belirtiler => Az derecede sıkıntı, kontrolden çıkma, çıldırma ve ya ecel korkusunun neden olduğu  duygusal belirtliler kümesidir.
*Fiziksel Belirtiler: Bu belirtiler titreme, çarpıntı, nefes darlığı gösterir.
* Bilişsel Belirtiler: Depersonalizasyon ve derealizasyon tarzında algı bozuklukları, yer, zaman ayretten kişilerle ilgili yanılsamalar çeşidinde kendisinin farkına vardıran konfüzyon, konsantre olamama sorunu ve hatırlayamama anksiyete bozukluğu olaylarında ortaya çıkmakta olan  bilişsel belirtilerdir.

Anksiyete Bozukluğu Tedavisi

Anksiyete bozukluklarının ciddi olan kişileri bilişsel terapi ve antidepresan ile . tedavi olmalıdır. Tedavide başarının tek ve doğru faktörü tanıyı doğru koymaktır.Örneğin bir hastanın şikayetinin fiziksel bir hastalık mı yoksa anksiyete bozukluğu mu olduğu anlaşılmalıdır. Diğer önemli aşama ise hastanın ilaç kullanmaya karşı olan bakış açısıdır. Hastaların yüzde 50 si  ilaç kullanımını ilk 3 ay içinde sonlandırır. Bazıları ise ilacı hiç kullanmayı bile istemez. Hastanın tedaviye uyacak olmasıda tedavinin nemli bir kuralıdır. Eğer tedavi uygulanmaz ise anksiyete bozukluğu olan kişiler sürekli fiziksel hasta olduklarını düşünüp sık sık doktora başvuracaklardır.Genellikle de bu tür kişiler acile giderler. Bu nedenle acilde çalışan ve ilk basamak doktorları anksiyeteyi iyi tanımalı ve antidepresan reçete edilmesinde seçici serotonin geri alım inhibitörü kullanmayı planlıyorsa yan etkileri en aza indirgemek amacı ile yarı doz kullanılmalıdır.İki hafta gibi bir süreden sonra yan etkiler düzene gireceğinden doz normale dönmelidir.  İlacın gerçekt etkisi en az iki en geç dört haftada başlar .Bu konuda hastaların umutsuzluğa düşmemeleri için uyarılmadırlar.Yararı olması için ilaç düzenli kullanılmalıdır. İyileşme süresi değiştiğinde tedavi kesilmemeli devam edilmelidir. Anksiyete bozukluğu tam anlamı ile iyileştikten sonra bile ilaca devam edilmelidir. Hamilelik ile birlikte kullanılınca sakıncalı olabileceğinden her hangi bir endişede ve bırakmaya karar verdiklerinde doktora danışmalılardır.İlk ay doz etki göstermez ise  yarım doz kadar artırılarak iki hafta süre ile beklenmeli, bu şekilde olmazsa ve gerekirse son doza kadar çıkılır ama çıkana kadar her seferinde iki hafta kadar bir süre beklenmelidir. Anksiyete bozuklukları için genellikle yüksek doz antidepresan kullanımı önerilmiştir.
Ayrıca anksiyete tedavi edilmez ise insana iş gücünü kaybettirir, hayatı zorlaştırır ve sosyal kayıplara yüksek derecede sebep olabilir. Bu nedenle doktorun tavisyelerine uyulmalı ve tedavi edilmelidir.

Bir önceki yazımız olan Erken Boşalma Hastalığı başlıklı makalemizde erkek erken boşalırsa kadın ne yapmalı, erken boşalan erkekler bitkisel tedavi ve erken boşalan erkekler çözüm hakkında bilgiler verilmektedir.

loading...
Bu yazı 70 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

YAZAR HAKKINDA

Kiloverdirirmi.Com